Köpeklerin Günü

Köpeklerin Günü

Sıcak bir Brooklyn öğleden sonrası… Her zaman kaybedenler kulübüne, üye olan ama yine de umutlarını hala kaybetmemiş iki arkadaş, banka soyma işine girişirler. İşin beyni Sonny, yanında Sal (John Cazale). Sonuç ise tam bir felakettir. Bütün polisler, halk, TV kameraları hatta pizzacı bile oradadır. Kusursuz bir şekilde planlanmış soygun artık bir sirke dönüşmüştür.

Taksi Şoförü

Taksi Şoförü

Vietnam gazisi Travis Bickle’ın bir surunu vardır. Geceleri bir türlü uyuyamayan Travis (Robert De Niro) geceleri çalışmak için taksi şoförü oluyor. New York’un sokaklara taşmış ve geceleri ortaya çıkan “pislikleri” tek tek teşhis eden Travis, giderek yalnızlaşarak şizofren bir ruh haline bürünüyor. Beğendiği kadını etkilemekte başarılı olamayan Travis, bu arada sokakta gördüğü küçük bir fahişe kızdan (Jodie Foster) etkileniyor. Toplumla olan anlaşamazlığını silahlanarak ve senator Palantine’a suikast planlayarak göstermeyi düşünüyor. Suikastı başarısız olunca hiç değilse küçük fahişeyi bu hayattan kurtarmak için, kadın satıcısı-göz yuman-müşteri üçlüsünü darmaduman ediyor. Fonda ise devamlı olarak Bernard Herrman’ın tedirgin edici müziği çalmaktadır..

Soğuk Büfe

Soğuk Büfe

Alphonse Tram işsiz, şüpheci, duyarlı bir adamdır. Kafasına cinayet ve ölümü takmıştır, polisler üzerine kâbuslar görür. Hiç arkadaşı yoktur. Bir gece metroda bir muhasebeciyle dost olmaya çalışır, beceremez. Daha sonra kendini, muhasebecinin karnına saplanmış olan bıçağına bakarken bulur… bıçağın oraya nasıl olup da girdiğini bir türlü hatırlayamaz. Alphonse muhasebeciyi öldürüp öldürmediğini merak eder. Derken karısı kaybolur; Alphonse da çok geçmeden, onun karısını öldürdüğü için yoktan var olup özür dilemeye gelen tatlı bir psikopata dost elini uzatır… Bir kâbusun kara, çarpık mantığının insafsız kara komediyle birleşmesinden ortaya çıkan Soğuk Büfe Bertrand Blier’nin sürrealist dünyaya girdiği filmdir.

Postacı Kapıyı İki Kere Çalar

Postacı Kapıyı İki Kere Çalar

Tür:

Suç, Dram

Yapım:

ABD 1981 122 dakika (Renkli)

Yapımcı Firmalar:

Lorimar Film Entertainment

Bir Zamanlar Amerika

Bir Zamanlar Amerika

Yüzyılın başlarında Amerika’dayız. Göçmenlerin Yeni Dünya’daki mücadeleleri ve yeni bir yaşam kurma çabaları sürerken bir avuç çocuğun ölümlerine kadar olan uzun yaşam kesitlerinden bölümler izliyoruz. Biarada büyüyen, aynı kıza aşık olan, birlikte çete kuran ve iktidara doğru yükselen iki samimi arkadaşın dramı, başarılı bir kurgu tekniğiyle izleyiciye yansıyor. Sık sık zaman üzerinde ileri geri dolaşan Leone‘nin filmi gangster filmlerine bir saygı duruşu olduğu kadar duygusallığı ile de öne çıkıyor. Unutmadan, filmin müzikleri de büyük ilgi görmüştü.

Amansız Yol

Amansız Yol

Amansız Yol, Ömer Kavur’un toplumcu gerçekçi filmlerine iyi bir örnek, aynı zamanda acımasız kaderlerinden kaçamayan ümitsiz anti-kahramanların öne çıktığı bir yol filmidir. İstanbul ile Mardin arasında tır şoförlüğü yapan Hasan, zengin olma hayaliyle Almanya’ya gidince terk ettiği eski sevgilisi Sabahat ve onun kocası Yavuz’la İstanbul’da karşılaşır. Ne var ki çift, sefalet içindedir. Hasan, Sabahat ile kızını kurtarmaya çabalarken, Yavuz’un da bulaştığı bir çete tarafından takip edildiğini anlar.

Müfettiş Lavardin

Müfettiş Lavardin

Garip bir şekilde müşfik, acayip şekilde komik, bu hayatın ne kadar saçmasapan olduğunu gösteren, tam anlamıyla eğlenceli bir film. Bir Fransız sahil kasabasında, toplumun temel direği olan ve kendini yörenin ahlâk muhafızı sayan Raoul Mons, kâfirce bulduğu bir oyunu yasaklatmayı başarmış, sonra da çıplak kalçalarına rujla “domuz” yazılmış olarak, kumsalda katledilmiş halde bulunmuştur. Olayı soruşturmak için kasaba dışından, alışılmış polis tipine pek uymayan, zorlu bir adam olan Müfettiş Lavardin gelir. Müfettiş, kurbanın dul eşi Hélène Mons’un kendisinin gençlik aşklarından biri olduğunu fark edince, soruşturmanın yönü değişir. Hélène’in erkek kardeşi Claude ile 13 yaşındaki kızı Véronique de Mons’ların evinde kalmaktadır. Kadın müfettişe, bunun ölen ikinci kocası olduğunu söyler; gönülden sevdiği ilk kocası Pierre, bir tekne kazasında ölmüştür. Raoul’la da, sırf Pierre’in borçlarını ödediği için evlenmiştir. Lavardin, kasabanın sakinleri hakkında soruşturma yaparken, istemeden pek çok sırrı açığa çıkarır…

Dokunulmazlar

Dokunulmazlar

Ünlü televizyon dizisinin Oscar’lı sinema adaptasyonu.. Oyun yazarı/senarist/yönetmen David Mamet’ın yazdığı, Brian De Palma’nın yönettiği “Dokunulmazlar”, dürüst ancak deneyimsiz bir polis müfettişinin hem mafya hem de Chicago emniyet teşkilatıyla olan hesaplaşmasını anlatıyor. 1920′li yıllar ‘Büyük Buhran’ Amerikası’nda neredeyse hükümet kadar söz sahibi olan ünlü gangster Al Capone’u (Robert De Niro) yakalamak için büyük bir mücadele gösteren Eliot Ness’e (Kevin Costner) deneyimli James Malone (Sean Connery) yardımcı oluyor. Müziklerini Ennio Morricone’un bestelediği “Dokunulmazlar”, ünlü “Potemkin Zırhlısı”na gönderme yaptığı sahneleriyle de sinema meraklılarının beğenisini kazanmıştı.