Marie Antoinette

Marie Antoinette

2007 Oscar En İyi Kostüm
2006 Cannes Fransız Ulusal Eğitim Sistemi Ödülü

Dünya tarihinin sıkça kötülenen, tutkuyla tartışılan ve en nihayetinde yanlış anlaşılan, en kötü şöhretli kadınlarından biri, bir 18. yüzyıl efsanesi Marie Antoinette, bu filmde ne tarihe mal olmuş bir kötü kişi ne de ilahi bir simge olarak canlandırılmış; aksine, felaketin eşiğindeki yoz bir dünyaya itiverilmiş, kafası karışık ve yalnızlık çeken bir yeniyetme olarak betimlenmiş. Bu taze ve renkli 21. yüzyıl yorumu, on beş yaşında 16. Louis ile evlenip on dokuz yaşında kraliçe olarak ülkeye hükmetmesine ve nihayet Versailles’ın düşüşüne kadar genç kraliçenin izini sürüyor. Filmde Marianne Faithfull da konuk oyuncu olarak İmparatoriçe Maria Teresa rolünde karşımıza çıkıyor.

Fidel’in Yüzünden

Fidel’in Yüzünden

Julie Gavras’ın yönettiği ve Julie Depardieu, Stefano Accorsi, Nina Kervel ile Benjamin Feuillet’nin rol aldığı Fidel’in Yüzünden 2007 Sundance’de oyuncularının muhteşem performansları ve güçlü senaryosuyla hem eleştirmenleri hem de izleyicileri büyüleyen bu toplumsal huzursuzluk filmi, yedi yaşında bir kızın gözlerinden anlatılıyor. O kadar ki, kamera bile onun boyundan çekim yapıyor. 1970’de geçen filmin kahramanı, babası siyasal eylemci, annesi de kürtaj araştırmacısı olan küçük Anna. Siyasal düşüncelerinin dozunu iyice artıran anne ve babası, sonunda geniş evleri de dahil tüm burjuva zevklerinden vazgeçmeye ve kendilerini köktenci eylemlere adamaya karar verir. Sarsılan Ana, bitmek bilmeyen mülteciler ve ideolojik meseller arasında çığlık çığlığa isyan eder.

İskoçya’nın Son Kralı

İskoçya’nın Son Kralı

Genç doktor 1970′lerin Uganda’sına vardığında çok uzaklardaki bir ülkede vahşi bir macera yaşayacağını düşünerek yola çıkmıştır. Eğlenecek, insanlara yardım eli uzatacaktır. Fakat bu yolculuk dünyanın en karanlık yerine, insan kalbine gidiyordur.

Film dünyanın tanıdığı en çılgın diktatörlerden biri olan Idi Amin dönemindeki Uganda’yı beyazperdeye taşıyor.

Son Osmanlı: Yandım Ali

Son Osmanlı: Yandım Ali

13 Kasım 1918… Düşman donanması Boğaziçi’ne demirlemiş ve İstanbul’u işgal eden düşman donanması Boğaziçi’ne demirlemiştir. Aynı gün Haydarpaşa Garı’nda, trenden genç bir Paşa iner. Aynı tarihlerde, İstanbul sokaklarında, donanmadan terhis edilen bir bahriye çavuşu vardır. O’da Tahtacızade’lerin Yandım Ali’sidir. Yandım Ali, Bahriye Mektebinden kaçak, donanmadan terhis, yıllarca cephelerde savaşmış ve memleketin kurtuluşundan ümidi kesmiş bir külhanbeyidir. Evli bir sevgilisi vardır. Tek hayali biraz para kazanıp sevgilisini kaçırmak ve Viyana’ya gitmektir. Ancak Yandım Ali’ nin yolu bir gün Mustafa Kemal’le kesişir. Ve o anda fikri değişir. Memlekette yaşanan ihanetler karşısında, vatanın kurtuluşunun elzem olduğunun farkına varır ve bu yola başkoymaya karar verir.

Uçuş 93

Uçuş 93

Film, 11 Eylül’de, içindeki 40 yolcusu ile birlikte teröristler tarafından kaçırıldıktan sonra, Shanksville’de hedefine saldıramadan düşen, United Airlines şirketine ait 93 sefer sayılı uçakta yaşananları konu ediniyor.

Özgürlüğün Rengi

Özgürlüğün Rengi

Goodbye Bafana”, Güney Afrikalı ırkçı gardiyan James Gregory’nin hayatını anlatıyor. Gregory, 1960′larda hapise girmiş olan Nelson Mandela ile Mandela’nın 1990′larda serbest bırakılışına kadar, 25 yıl boyunca her gün Mandela ile ilgilenmiş ve onun sırdaşı olmuştur.

Güçlü Bir Yürek

Güçlü Bir Yürek

Pakistan’da ayakkabı bombacısı olarak bilinen Richard Reid ile İslami dini lider Şeyh Mübarek Gilani arasındaki bağlantıları araştırmak üzere Pakistan’a giden teröristler tarafından kaçırılarak, başı kesilmek süretiyle öldürülen gazeteci Daniel Pearl’ün hikayesi…

Filmin yönetmen koltuğunda Michael Winterbottom otururken, başrollerde ünlü aktris Angelina Jolie�ve�Dan Futterman� var.

Osmanlı Cumhuriyeti

Osmanlı Cumhuriyeti

“O olmasaydı, Kurtuluş Savaşı yaşanmasaydı” cümlesiyle adını duyuran “Osmanlı Cumhuriyeti”, farklı bir tarih kurgusuyla, Atatürk’ün olmadığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmadığı bir Türkiye’nin nasıl bir yer olacağı sorusunun peşine düşüyor. Gani Müjde’nin yazıp yönettiği ve Ata Demirer’in başrolde yer aldığı günümüzde geçen film, halifeliği ve Osmanlı saltanatını sürdüren Padişah 7. Osman’ın günün birinde aşık olmasıyla aslında iktidarın kendinde olmadığını,�bir kukladan başka bir şey olmadığını anlamasını konu alıyor.